日々違色
2017年2月14日火曜日
Hiş aşık olabileceğimi düşünmemiştim, fakat çok güzel oldu, oldu.
Şimdi, tüm geç kalınmışlıklar ve yetersiz lojistiğe bahane üretmekten daha çok, yapıcı olmaya zaman ayırabiliyorum. Biraz aksıyorum, fakat kime ne ki, ben yapacağım onun yardımıyla. Başaracağım. Bu inanç mükemmel.
Bu harika.
Ülkelerden bağımsız standartlarda para kazanıyorum. Sen de yapabiliyor musun? Yapamıyorsun. Fakat ben, biz yapabiliyoruz, biz çok güçlüyüz
Bu, çok mutlu.
Kendimi daha iyi biliyorum artık, çünkü bana en büyük emek harcayan bir kadın geldi. Bir de çocuğumuz oldu, her yeri tüylerle kaplı. Kulakları olması gerektiği gibi gökyüzünü gösteremiyor. Her yere kaka yapıyor. Onun ömrü çok uzun olsun.
Tef öldü. Özür dilerim Tef. (Tef'in tüyleri yoktu, memeli değil.)
Yaşım 30 olmak üzere, bana göre çok genç.
Fakat Japonya için çok yaşlı. Yine de, manipülasyon devam edecek. Japonlar manipüle olacak. Hepsini kıracağım, çünkü Japonlar benim bu ateşli yeminime maruz kalmayı hakediyor, %1'i ediyor en azından. Türkiye'yle çok farklı.
Benim şu andaki görevim, bedenler yok olana kadar, bana, kadına ve tüylü çocuğa Arabik'lerin cennet dediği yerden kopmuş gibi bir yaşam sunmak.
Bu blog'un dili Türkçe, çünkü ilk önce öğrendiğim dillerden birisi, Türkçe. Fakat, Türkçe'ye lanet olsun. Türk mutfağı gibi, fakir.
Kürtçe, Farsça ve Arapça'nın kulağı ne kadar tırmaladığı göz önünde olursa, yine de fena değil.
Geleceğe dair atılımlarımda bana yardım etti güzel kadın, o çok güzel bir kadın, ben onu çok seviyorum.
Bunu size neden mi söylüyorum?
Beni güldürmeyiniz.
Siz kimsiniz ki?
Tabii ki size söylemiyorum bunları, bu yalnızca bir jürnâl.
Fakat aramızda kalsın, o kadın çok güzel, kıllı tüylü oğlumuz ondan biraz daha az güzel. Bu kıllı oğlanın çok güzel olduğu anlamına geliyor.
Onun kim olduğunu merak ettiniz mi?
Ettiniz değil mi?
Çok ünlü bir isim.
Fakat Türkiye'deki deve penisini andıran suratlarıyla, televizyon ekranlarını kahverengiye bulayan tüzellerden değil.
O gerçek bir sanat insanı, ve çok güzel bir kadın. Türk'lerin toplamından daha ünlü, bazı gruplar için.
Onu geç, kalbi daha güzel.
Tanıdın mı?
Tanıyamadın değil mi.
Olsun ya, siktiret.
Zaten sizler için yazmadım ki.
Lise diplomamı taratmam gerekiyor.
Fakat bugün yapmayacağım.
Kırtasiye çok uzakta.
5 adım.
Ha, bu arada;
Son günlerde duyduğum olayları anlatayım;
Aziz vardı, proje çizemeyen makine mühendisi, çok güzeldi. En son iki metre uzanmış yere, benim kurduğum fabrikanın yerine, eski yemekhane, fakat bilmezler.
Proje çizemeyen makine mühendisinin psikozuna maruz kalmadım, ama duydum. Yeteneksiz bir ortadoğulu o erkek. Bencil, şişman bir vücûdu var. Kıyafetlerini ben sevmedim, fakat karakterine bağlı olarak, yargılamayabilirdim de.
Bir diğer yandan, başka bir Aziz vardı, o Aziz olmayan bir Aziz. Başka Aziz. Tam bir orospu, erkek orospusu.
Aklımda hep öyle kalacak.
Diye düşünürken, onun tozunu attıran başka karakterlerle tanıştım bu Türkiye denilen bok çukurunda.
Serkan'cığım geldi, tam bir orospu, aynı zamanda, eş güdümlü olarak tam bir orospu çocuğu, görevi İnsan Kaynakları şefi, tam bir orospu çocuğu, sizlere söylüyorum. Fakat böyle sert söylemeye gerek yok, maymundan aşağı. İzlemesi zevkli. Türkçe bilmiyor. Başka konuşabildiği dil yok.
Onu hâlâ bünyelerinde bulunduran sipastik Japonlara bol bol güldüm.
Hazal var mesela, onu ben işe uygun gördüm, Japon'lara baskı yaparak işe aldırdım. Fakat kendisi self konsiyöz olmaktan, sipastik olmaktan, gerçekleri, gerçek tanrı olan bizleri ve hayatını göremiyor. Japoncası iyi değil, erken menopoza uğrayacak, benim estetik değerlerime göre çirkin bir kadın. İki yüzlü, tam bir tescilli Türk. Ortadoğunun utancı. Ortadoğu'nun basmakalıbına en çok uyan, toksik bir kadın(?).
Serkan ile aynı ülkede ölmeye muhtaç, para kazanmayı bile hakedemeyen ve beceremeyen bir kadın o.
Bir tanrı olarak, iyilik yaptığım bu tipler, yeterli minneti duyamıyorlar. Benim en değerli eşime saygı duymayı unutuyorlar.
Sosyal toplum affetmeyecek onları, hiçbirini.
Şişman Japon, sipastik Japon, sümüklü Japon ekibi içerisinde tabii ki sevdiklerin olabilir çirkin kız.
Fakat gerçek tanrı ve tanrıçaya her şekilde teşekkürlerini sunmalısın.
Dermişim.
Maymunlarla konuşamazsın ki.
Onlara işaret dili öğretmen gerekir. Özel işaret dili.
Nesilleri tükense daha sağlıklı, ki öyle olacak.
Gerçek maymunlardan tabii ki bahsetmiyorum.
Daha alt versiyonlarından bahsediyorum.
Her neyse, Japonya Başbakanı'nın Kabinesinin tercümanlığını yaptım bu hafta.
Evrendeki en iyi tercümanım.
Kadınım sağolsun.
Öptüm sizleri.
登録:
投稿 (Atom)